«
  1. Anasayfa
  2. Bitcoin
  3. Dünyada Yeni Bir Para Düzenine Girdik!

Dünyada Yeni Bir Para Düzenine Girdik!

brettonwoods-1200x630-cropped

24 Şubat 2022’de Rusya’nın Ukrayna’ya girmesinin ardından Rusya’ya ABD ve Batılı ülkelerin uygulamaya başladığı mali yaptırımlarla birlikte tetiklenen bir dizi olayın sonucunda artık yeni bir dünya sistemine girdik.  Bu haftaki yazımda size bu yeni düzenle ilgili son haftalarda üzerinde en çok konuşulan iki raporu (Ref:1 ve 2) yazmış olan Zoltan Pozsar isimli analistinin raporlarında yazdığı görüşlerinden bazılarını aktaracağım. Ardından, konulan mali yaptırımların beklenmeyen sonuçlarını inceleyerek, hem Rusya’nın kendi halkının hem de dolaylı olarak etkilenen ülkemiz de dahil bazı bölge ülkelerin halkları adına bu durumunu nasıl avantaja çevirebileceğini  anlatacağım. Tabii bu anlatacaklarım her zaman olduğu gibi kendimin ve yakın çevremde bulunan değerli arkadaşlarımın fikirlerinin bir bileşimi olacak.

Daha önce NY Fed’de çalışmış olan, sonra ABD Hazinesi’nde danışmanlık yapmış ve şu anda da Credit Suisse isimli bankada stratejist olarak çalışan Pozsar, “Bretton Woods III” başlıklı bir araştırma raporu yayınladı. (Ref:2) Bu raporun ilk cümlelerini buraya aynen alıyorum:

Doğu’da emtia temelli para birimlerine odaklanan ve muhtemelen Eurodolar sistemini zayıflatacak ve aynı zamanda Batı’daki enflasyonist güçlere katkıda bulunacak yeni bir dünya parasal düzeninin, Bretton Woods III’ün doğuşuna tanık oluyoruz.

Bir kriz gelişmekte. Bir emtia (ticari mallar) krizi. Emtia teminattır ve teminat da paradır. Dolayısıyla bu kriz, dışarıdaki paranın içerinin parasına karşı artan cazibesiyle ilgilidir. Bretton Woods II içerinin parası üzerine inşa edildi ve temelleri bir hafta önce G7 ülkeleri Rusya’nın döviz rezervlerine el koyduğunda çöktü.”

Yazının tamamında Zoltan özetle şunu söylüyor: G7 ülkeleri yani Batı, Rusya’ya karşı uygulamaya başladığı mali yaptırımlarla kendi ayağına kurşun sıkmış oldu. Bundan sonra dünyada artık doların rezerv para olmaya devam etmesine karşı en önemli hamle yapılmış oldu ve bunu ABD öncülüğünde Batılı ülkeler yaptı. Zira geçen hafta Rusya, Avrupalılara, bugüne kadar sadece Amerikan devletinin gücüne olan imanımıza dayanan ve neredeyse karşılıksız basılan parayla (yukarıdaki paragrafta Zoltan’ın içerinin parası dediği bu) satın aldıkları malları, gıdalarını (buğday), yakacakları yakıtı (petrol ve gaz), sanayisinde kullanacağı enerji ve madenleri artık sadece ruble karşılığı satacağını ilan etti. Pozsar, ikinci raporda, “parayı basabilirsiniz ama gazı, petrolü ve buğdayı basamazsınız” diyerek önemli bir noktaya parmak basmış.

Avrupalılar henüz idrak etmediler belki ama eğer Putin bu hamlesinden geri adım atmazsa, ki Zoltan raporlarını Rusya’nın bundan sonra taviz vermeyeceği varsayımı ile yazmış, özetle bundan sonra emtiaya dayalı yeni bir finansal sisteme gireceğiz hep birlikte diyor. Bu yeni sistemde eğer Rusya gerekli ve doğru hamleleri yaparsa, önce ruble bölgesel bir rezerv para haline gelir, ardından da global bir rezerv para olabilir.

Zoltan’ın raporunu yorumlayan başka yorumcular, örneğin birinci referanstaki linkte yorumunu paylaştığım Zerohedge adlı sitenin baş analisti olan kişi, dolar yerine bundan sonra enerji maddelerinin, yani insan enerjisi olan gıdalar ile gaz/petrolün bölgesel paralarla (ruble ve yuan’ı kastediyor) alım-satımı yapılacağından, dolara talebin azalacağını öngörüyor. Tarihi olarak da büyük savaşların enerji ve gıda birikimleri daha fazla olan ülkelerce kazanılmış olduğunu ifade ediyor Zerohedge yazarı.

Ruble rezerv para olabilir mi?

Rusya, şu geçtiğimiz Mart ayına kadar dünyanın 11. büyük ekonomisiydi ve güçlü bir ordusu ve silah sanayi olmasına rağmen aslında 142 milyonluk bir Suudi Arabistan gibi yaşamaktaydı. Gaz, petrol ve kömür satışından elde ettiği gelirlerle zengin bir Arap ülkesi gibi, olması gerektiğinden daha lüks bir yaşamı halkına sunabiliyordu. Rusya, Putin’li yıllarda, 1970’lerdeki Sovyetler Birliğini andıran ve bizim ülkemize hiç benzemeyen, adeta piramite benzeyen yapıda, devlete ait Rostek, Roskozmos, Rosneft vb. gibi şirketlerin altında çalışan milyonlarca kişiye maaş ödeyen dev bir memurlar ülkesi görünümünü aldı.

Yani Putin’li Rusya, hem yıllardır biriktirdiği altın varlığı ile hem de ülke sınırları içindeki zengin hidrokarbon yatakları ve madenleri ile Batı’lı devletlere göre çok daha iyi durumda olan bir ülke. Avrupa devletleri gibi sanal para ile yaşamını sürdürmekte olmayan, temelleri sağlam bir yapıda.

İşte bu gerçeklerle bugüne gelmiş olan ülkenin, Ukrayna saldırısının bedeli olarak ödemekte olduğu yoğun finansal yaptırımlara karşı pek bir çaresi yok zannedilirken, aslında durumun bu olmadığı anlaşılmaya başlandı.

Şimdi rublenin önünde iki seçeneği var:

1. Rusya devletinin hazinesindeki altın varlığına dayalı bir rezerv para haline gelmek ve sağlam para olmayı arkasındaki fiziksel altınla desteklemek.

2. Ürettiği hidrokarbon yakıtlara ve buğday-gübre gibi emtiaya endeksli olarak, önce bölgesel ve zamanla global rezerv para haline gelmek.

Bunlardan birincisini zaten düşünmekte olduğunu geçenlerde Rusya Merkez Bankasının beyan ettiği:  “5000 rubleyi getiren bankalara karşılığında bir gram altın veririm” cümlesi gösterdi. Uluslararası piyasalarda 62 dolardan işlem görmekte olan bir gram altını 5000 rubleye sabitleyerek bir taşla iki kuş vurmuş oldu bu banka. Hem ruble/altın paritesini sabitlemiş oldu hem de rublenin düşmesi olasılığına karşı buna bir alt limit getirmiş oldu. Bu alt limit de 5000/62 = 80.6 ruble olmuş oldu. Zaten hemen bu hareketi takip eden günde rublenin dolara karşı fiyatı, 100’lerden 82-83 ruble civarına gerileyiverdi. Bu hareketin orta ve uzun vadedeki etkisi de enteresan olabilir, zira Londra ve New York altın borsalarında (LBMA ve COMEX) oluşan 1935 dolarlık ons fiyatı (Batı’lı spekülatörlerce) sanal olarak aşağıya çekilmek istenirse, bu defa rubleyi de manipule etmek zorunda kalacaklar, ki bunun için ellerinde hiçbir mekanizma yok. Buna karşılık eğer ruble bundan sonra değer kazanacak olursa o zaman bunun altın fiyatına yansıması da spekülatörlerin kurmuş olduğu gerçek, yani fiziksel altın ile kağıt altın arasındaki ahlaksız ilişkiyi (eğer böyle bir ilişki varsa) açığa çıkaracak.

Rublenin altına endeklenmesi tamamen başka bir yazının konusu, zira altına endeksli global bir rezerv para yapılması, bu paranın ruble olup olamayacağı meselesi, çok iyi incelenmesi ve tartışılması gereken önemli bir mesele ve beni de aşar. Ben haddimi bilerek ikinci konuyu, yani emtiaya endeksli bölgesel bir para birimi nasıl yapılır ve ruble bu alanda nasıl rol alabilir konusunu ele almak istiyorum. Bu konuda yazacaklarım, son haftalarda “asset-backed tokens” yani emtiaya endeksli token’ları işlediğim yazılarımla beraber okunabilir ve böyle yapılırsa burada da ne dediğim daha iyi anlaşılacaktır.

Bir Cevap Yaz

cahit pekeren Hakkında

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *